Şamil ansiklopedisinde rumi takvim

Osmanli Devletinde Hicri 1205 (1790) yilindan itibaren malî Isleri tanzim etmek için kullanilan takvimin adi. Osmanlilar, diger Islâm devletlerinde oldugu gibi bütün Isleri ni Hicri tarih esasi üzerinde yürütüyorlardi. Daha sonralari bir takim, malî gerekçeler sebebiyle resmî islemlerde Hicri tarihi birakarak günes esasina dayali tarihleme sIstemine geçIlmistir. Baslangiç tarihi M.S 594 tür. Mart ayi ile baslamaktadir. Hicri takvim ayin hareketlerine göre tesbit edildigi için Semsi takvime göre 1 yili, on bir gün önce tamamlar. Bu fark 33 senede Semsî takvime bir yillik bir fark yapar. Bunun için her otuz üç yilda, bir yil düsülerek Semsî sene ile mutabakat saglanmaktaydi. Düsülen bu seneye "Sivis senesi" denir. DüzeltIlmemis Julien takvimine göre ayarlanmis oldugu için Rumî Takvim ile miladi takvim arasinda 13 günlük bir fark vardir. Bu fark 1582'de Gregorien takviminde yapilan 10 günlük düzeltmenin 1900 yilinda 13 güne çikmasindan dogmaktadir.

Diyanet Ansiklopedisinde Temkin Maddesi

İlginçtir, üzerinde bu kadar gürültü koparılan. Ciddi kavgaların tartışmaların yaşandığı temkin konusu 44 ciltlik diyanet ansiklopedisi es geçmiş.

Acaba es geçilip görülemeyecek bir mevzu mu?

Diyanet İslam Ansiklopedisinde temkin bahsi aşağıdaki gibi geçmektedir:

TEMKİN

(التمكين)

Sâlikin ulaştığı makamdaki sürekliliğini ifade eden tasavvuf terimi

(bk. TELVÎN).

https://www.fizan.net/temkin.html

Ayrıca diyanet islam ansiklopedisi namaz bahsinde de es geçilmiş durumda gözüküyor.

https://www.fizan.net/namaz.html

Konu ile ilgili

https://www.fizan.net/muvakkithane.html

https://www.fizan.net/ezan.html

* * *

Sadece tasavvuftan mı ibarettir bu temkin?

Ve neden diyanet ansiklopedisi bu kadar kritik bir mevzuyu görmezlikten geldi dersiniz!!

Ramazan-I Şerif Ayının Tespitinde Hesaba İtibar Edilir Mi?

Müslim'in rivayet etmiş olduğu bir hadis-i şerifte:

عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ رضى الله عنهما قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الشَّهْرُ تِسْعٌ وَعِشْرُونَ فَإِذَا رَأَيْتُمُ الْهِلاَلَ فَصُومُوا وَإِذَا رَأَيْتُمُوهُ فَأَفْطِرُوا فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَاقْدِرُوا لَهُ

Abdullah b. Ömer (Allah onlardan razı olsun)'den rivayete göre Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)şöyle buyurdu: Ay yirmi dokuz gündür. Hilali gördüğünüzde oruç tutun ve yine gördüğünüzde iftar edin. Hilali göremediğinizde takdir edin.[1]

Hilal Gözetleme,Hesap ve Rüyet

Ne yazık ki İslamî meseleleri delile ve akl-ı selime dayalı olarak konuşma/müzakere etme olgunluğuna toplum olarak ve Müslümanlar olarak ulaşabildiğimizi söylemek hayli zor. Tuttuğumuz tarafı, benimsediğimiz bakış açısını "ne pahasına olursa olsun" savunmayı "dinî bir vecibe" biliyoruz. Oysa söz konusu olan, Allah´ın dindir ve bu alanda hiç kimse keyfine göre hareket etme hürriyetine sahip değildir.

Hilal gözetleme meselesi ülkemizde ve İslam aleminde bir türlü çözüme kavuşturulamadı. Hilalin çıplak gözle görülmesi gerektiğini savunanlar, hesaba itibar edilmeyeceğini söylüyor ve ulemanın bu doğrultudaki beyanlarını öne sürüyor. Karşı taraf ise teknolojik imkânların, hilalin tesbitini hiçbir tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde mümkün kıldığını, dolayısıyla "ümmî" gibi davranmayı bırakarak teknolojiye teslim olmamız gerektiğini ileri sürüyor.

Dinî Bayramlarımızın Günlerini Tesbit (Ru'yetu'l-hilâl)

Birinci sorunun cevabı:
Birinci sorunuza kesin bir cevap vermek mümkün değildir.
Ancak, meselenin anlaşılabilmesi için bazı yardımcı sorularla konuyu etraflıca ortaya koymakta fayda mülahaza ediyorum:
İslâm dinine göre dini günler ve bayramlar hangi esaslara göre tesbit edilir?
Kur'ân-ı Kerîm'de "Allah katında ayların sayısı 12'dir" anlamındaki âyette geçen "şehr" kelimesi Arap dilinde ayın dünya etrafındaki bir tam turuna verilen isimdir. Bu anlamda Kur'ân-ı Kerîm'de bahsedilen 12 aylık süre kamerî yıl adını verdiğimiz ay senesidir. Böylece, oruç, hacc gibi belirli zamanlara tahsis edilen ibadetlerin zamanlarının tayini kamerî yıl esasına göre yapılacak demektir.

HİCRİ TAKVİM NEDİR

Hicri Takvimi Peygamberimizin Mekke'den Medine'ye hicretini başlangıç kabul eden ve ayın dünya çevresinde dolanımını esas alan bir takvim sistemidir. Hicri Takvim; Hicri Semsi ve Hicri Kameri Takvim olmak üzere ikiye ayrılır:

Hz. Peygamber, Safer ayinin 27.günü Hz. Ebubekir ile birlikte Medine'ye hicret etmek üzere Mekke'den ayrılmış, 4 gece Sevr Mağarası'nda kalmış. 1 Rebiülevvel Pazartesi günü Sevr Mağarasından Medine'ye doğru yola çıkmışlardır. 8 Rebiülevvel / 20 Eylül 622 Pazartesi günü Küba köyü'ne gelmiş. Burada Küba Mescidi'ni inşa etmiş ve 12 Rebiülevvel Cuma günü Medine'ye doğru hareket etmişlerdir.

1- Hz. Peygamberin Küba'ya geliş günü olan 20 Eylül 622 tarihini, Hicri sene başlangıcı
olarak kabul eden ve dünyanın güneş etrafındaki dolanımını esas alan Takvim sistemine Hicr-i Semsi Takvim denilmektedir.

TEMKİN MÜDDETİNİN HESÂBI

Ahmed Ziyâ beğ diyor ki, (İnhitât-ı ufuk – alçalmış ufuk - zâviyesinin açı sâniyesi cinsinden kıymeti, râsıdın bulunduğu yerin ufk-ı hissîden metre olarak irtifâ’ının kare-kökünün 106,92 ile çarpımına müsâvîdir). İstanbuldaki râsıda yakın olan en yüksek yer Çamlıca tepesi olup, yüksekliği 267 metredir. En büyük inhitât-ı ufuk zâviyesi 29 dakîka olur. Reîs-ül-müneccimîn Tâhir efendi, her günün temkinini hesâb ederek, 1283 [m.

“Temkin Müddeti” hakkında teferruatlı malûmat

Bir şehirde bir tek şer’î ufuk ve o şehre âid olan bir tek temkin müddeti vardır.

TAKVİMDEKİ NAMAZ VE İMSAK VAKİTLERİ HAKKINDA AÇIKLAMALAR

Takvimdeki namaz vakitlerinin hesabı İmâm-ı Âzam, İmameyn (İmam Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed) ve Eimme-i selâse (İmam Şâfiî, İmam Mâlik ve İmam Ahmed b. Hanbel rahmetullâhi aleyhim)'in ictihatlarına ve Hey'et (Astronomî) ilmi esaslarına uyularak yapılmıştır. Yatsı vakti için güneşin 17 derece ufkun altına indiği, imsak vakti için de 19 derece ufka yaklaştığı anlar hesaba esas alın- mıştır. Ayrıca, beldenin arz üzerindeki yayılma durumu ile irtifâ farklılıkları da nazar-ı dikkate alınarak lüzumlu temkinler vakitlere ilâve edilmiş veya çıkarılmıştır.

Tatbik edilmiş bulunan bu temkinlere göre;

Öğle, ikindi ve yatsı namazı vakitlerine 10'ar dakika, akşam namazı vaktine 7 dakika ilâve edilmiş; imsaktan 10 dakika, güneşin doğuşundan da 5 dakika çıkarılmıştır.

Temkin Müddeti Nedir?

Güneşin merkezinin hakîkî ufukta olmasından sonra, arka (üst) kenârının temkin mikdârı kadar (irtifâ’ zâviyesi kadar) dahâ aşağıya, ya'nî şer’î ufka inerek, güneş ışığının en yüksek tepeden kaybolması için geçen zemâna Temkin Müddeti denir.
Hakîkî ufuk: Astronomik hesâblarda kullanılan, bulunulan mahallin şâkülüne (çekül doğrultusuna), dünyânın merkezinden dik olan düzlemdir.
Şer’î ufuk: Bir mahallin en yüksek yerinden görünen ufuktur. Bir şehrde bir aded şer’î ufuk vardır. Namaz vaktlerinin ta’yîninde hakîkî ufkun değil, şer’î ufuk hattının kullanılacağı (İmdâd) hâşiyesinde yazılıdır.
Hakîkî Vakt: Astronomik formüllerle, hakîkî ufka göre hesâblanan vaktdir.
Şer’î Vakt: Şer’î ufka göre alınan, şer’î irtifâ’lar (yükseklik açıları) kullanılarak hesâb edilip bulunan vaktlere denir.
İrtifâ’ zâviyesi: Temkin müddetinin 4 unsurunun, cebrik toplamının açı cinsinden netîcesidir.
Temkin müddeti, 4 unsurdan meydana gelir. Bunlar;

İçeriği paylaş